Bir gece okey 101 oynuyorduk. Çetele tartışmasından bu ürün doğdu.
Kafa atan oldu, biter oldu, defterde toplama yanlış çıktı, 20 dakika kim ne yazdı tartıştık. O gece sabaha kadar "bunun daha iyi bir yolu olmalı" dedik. Birkaç ay sonra Okey 101 Çetele canlıdaydı. Önce kendimiz için. Sonra senin kafen için.
Çetele bir not değil — bir hatıra. O gece kim galip geldi, o akşam kim kafa attı, geçen Cuma kim aynı arkadaşa üst üste kaybetti. Defterde unutulan her el, kafenin müşterisini tanıma şansının da unutulması demek.
Kafenin en değerli varlığı — müşterisinin hafızası.
Türkiye'de her akşam binlerce masada okey oynanıyor. Ama o akşamdan sonra geriye hiçbir veri kalmıyor. Kim geldi, ne kadar oturdu, hangi masada oturmayı sevdi, haftada kaç kez uğradı, ne ısmarladı? Hiçbiri kayda geçmiyor.
Bu kayıpsızlık kafe sahibine pahalıya patlıyor. Düzenli müşterisini hatırlamayan kafe onu elinde tutamıyor. Masanın nasıl dolup boşaldığını ölçemeyen kafe doğru saatte doğru kampanyayı yapamıyor. Oyuncu da kendi zaferini kendi yanında taşıyamıyor.
Biz tam bu noktaya bir hafıza kuruyoruz — kafenin ve oyuncunun ortak hafızası.
Çetele yalnızca başlangıç.
Aynı ürün, dört farklı tarafa dört farklı fayda.
Tek bir QR kod ve bir akıllı çetele defteri — etrafında dolanan bütün insanlar için ayrı bir kazanç.
Operasyon dijitalleşir, ciro büyür
Telefonla alınan rezervasyonlar karışmaz. Masa ne zaman boşalır bellidir. Müşteri ikinci gelişinde tanınır. Kampanya göndermek tek tuşa iner. Kâğıt defterin sonu — operasyonun başı.
Bir profil, bir istatistik, bir sıralama
Her el sonrası kim ne yaptı belli. Nereye gidersen git profilin yanında — kaç galibiyet, hangi kafede zirve, hangi ay formdasın. Kafa attığını arkadaşlarına ispatlamak hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Yüzyıllık alışkanlığı bugüne taşımak
Okey, büyüklerimizden kalan bir sosyal alışkanlık. Dijitalleşirken özünü kaybetmemeli. Biz masa etrafındaki dostluğu teknolojiyle güçlendiriyoruz — yerini almıyoruz.
Her paylaşım bir davet, her QR bir mikro reklam
Oyuncular galibiyet kartlarını sosyal medyada paylaştığında kafenin adı arkadaşlarının ekranında. Mahallenin en iyisi olduğunu ispat etmek isteyen, zaten işin tanıtımını yapıyor.
Türkiye'nin okey altyapısı olmak.
Binlerce kafenin günlük operasyonunu dijitalleştirmek. Her büyük şehirde aktif kafe ağı, ilk yüz Kurumsal müşteri.
Kafeler arası turnuvalar, şehir liderleri, ulusal sıralama. Oyuncunun "Türkiye 37.'siyim" diyebileceği bir platform.
Okeyle başlayıp tavla, pişti, briç gibi diğer Türk kart-masa oyunlarına açılan bir sosyal oyun ağı. Yüzyıllık bir kültürün dijital karşılığı.
Biz de oyuncuyuz.
İstanbul'da uzun soluklu çalışan bir ekibiz. Çoğumuz çocukluğumuzdan beri okey oynuyoruz; bir kısmımız hâlâ Cuma akşamı arkadaş grubunu kırmaya kalkamayan tipler.
Bu ürünü kendi karşılaştığımız problemden çıkardık — masadaki çetele tartışması, kim ne yedi unutulması, geçen ay aynı arkadaşa kaç kez kaybettiğimizin sayısının kalmaması. Sonra başka kafelerde de aynı problemi gördük, ürünleştirdik.
Yazılımı Türkiye'de yazıyor, tasarımı Türkiye'de çiziyor, desteği Türkiye'den veriyoruz. Bir ürün Türkiye için kuruluyorsa Türkiye'de çözülmeli — bu basit ama gözden kaçan bir disiplin.
Geri bildirim bizim için pazarlama bütçesinden değerli. Bir eksiklik gördüysen, bir fikrin varsa, doğrudan yaz. Her mesaj bir insana düşer; 24 saat içinde dönüş alırsın.
Kafen varsa, tanıştıralım.
30 saniyede kayıt ol, masalarını ekle, QR'ları yazdır. O kadar.